Arım, Balım Ne Yapalım!

Bu yazıyı neden yazıyorum burada neden paylaşıyorum diye soracak olursanız cevabı yazıda diye geçiştireceğim.

Toplum olarak araştırmadan ezbere bilgiden o kadar hoşlanıyoruz ki. Bir konuda uzman olmadan yorumlar yapıyoruz ki baldan bir tek siz anlarsınız diye insanların yüzlerine söylemek zor olduğu için dayanamadım kısa bir yazı yazdım.

Başlıktan anlaşılacağı üzere konumuz doğal bal nasıl olur. Bu konuda 5 dk lık bir araştırma size az çok bilgi verecektir.

Bilimsel araştırmalardan örnekler vererek açıklamaya çalışalım. Herhangi bir alet olmaksızın saf balı tespit mümkün mü? “Mümkün ama sizi yüzde yüz sonuca ulaştırmaz. Doğal balın akışkanlığı daha azdır. Yoğun bir kokusu vardır ve tüketildiğinde boğazda yanma hissi oluşturur. Şeker katılan bal boğazı yakmaz. Tabii bunun için önce saf balın tadını, kokusunu bilmeniz gerekiyor.”

Yazının devamında faydalı bilgilere ulaşabilirsiniz. Allah (cc) balı işaret ederek ‘Onda insanlar için şifa vardır’ diyor.

Okumayı sevmiyorsanız videoları izleyip önyargılardan kurtulabilirsiniz.

Bal Nedir?

Türk gıda kodeksinde bal, “bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine özgü maddelerle karıştırarak değişikliğe uğratıp, bal peteklerine depoladıkları tatlı maddeyi” ifade etmektedir.

Bal arısı kolonilerinde ana üretim maddesi olarak üretilen bal, besin ve ilaç değerine sahip olan bir maddedir. Ancak besin değeri olarak kullanımı yaygın olmakla birlikte halk arasında bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları başta olmak üzere, şeker hastalığı, astım, bademcik, arterioskleroz gibi hastalıklar yanında halsizlik gibi enerji gerektiren olaylarda da kullanılmaktadır. Bal tatlı ve sağlıklı bir ürün olup içerisinde vitaminler, mineraller, karbonhidratlar, enzimler, proteinler ve aminoasitler bulunmaktadır. Balın insan enerjisini yükseltmede payı çok büyük olmakla birlikte asıl kullanımı tatlandırıcı ve enerji kaynağı olmasından ileri gelmektedir (Krell, 1996).

Arı ürünlerinin kullanımı konusunda yapılan bir çalışmada balın yoğun olarak besleyici ve tedavi edici amaçla kullanıldığı, ancak gerek kalıntı sorunu gerekse şeker katkılı hileli bal olma endişesinden dolayı tüketiciler tarafından alınırken market yerine doğrudan üreticiden alma yönünde çaba sarf edildiği ve marketten yapılan alımlarda balın kalitesine büyük bir güvensizlik duyulduğu saptanmıştır (Kumova ve Korkmaz, 2000).

Ülkemizde beslenme amaçlı kullanımı yanında tedavi amaçlı kullanımının çok az olmasına karşılık yurtdışında apiterapi alanında kullanılan ürünler içerisinde de bal önemini korumaktadır. Yurtdışındaki apiterapi merkezlerinde bal cilt güzelliği için hazırlanan kremlerin yapımında, sindirim ve solunum sistemi rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.

Bal arılarından oluşan bir kolonide bir ana arı, on binlerce işçi arı ve yüzlerce erkek arı bulunur. Bir kovan içinde yaşayan bir koloni tüm faaliyetlerini, kovan içerisinde kendi vücudundan salgıladığı balmumu ile oluşturduğu peteklerde yürütür.

Bal, arıların çiçeklerden topladığı nektarın kendi vücutlarından salgıladıkları bir takım enzimlerle işlenmesi sonucu dayanıklı, yoğun ve yüksek besin değeri içeren bir gıda maddesine dönüştürülmesi ile elde edilir.

Arılar kursaklarını bir kez doldurmak için çiçekleri yaklaşık 1500 defa, 1 gr. bal üretmek için ise yaklaşık 180.000 kere ziyaret eder. Bir arı yarım gram bal ile 1 kilometre uçabilir. Bir kovandan 1 kg bal alabilmek için arı kolonisinin dünyanın çevresini 6 kez dolaşması ve bu sürede 8 kg bal tüketmesi gerekir.

Bal neden besleyicidir? Neden enerji verir?

Bal; vitaminler, enzimler, mineraller, aminoasitler ve vücut için gerekli yaşamsal değerde diğer pek çok besin içerir. Bu, balı şekerli ürünlerden ayıran en belirgin özelliktir. Arılar, 1 gram bal için 4.000’den fazla çiçeğin nektarını toplar. Bu nedenle bal binlerce çiçeğin, bitkinin besleyici değerini ve şifasını taşır. 100 gramında yaklaşık 304 kalori (kcal) bulunan bal, bireylerin beslenme ve enerji ihtiyacına büyük ölçüde katkı sağlar. Öte yandan bal; antioksidan ve antibakteriyel özelliğiyle, vücudun direncini güçlendirir. Sağlığı korumaya yardımcı olur.

Gerçek bal sahtesinden nasıl ayrılır?

İster petek, ister süzme olsun, gerçek balı sahtesinden ayırmak uzmanlık gerektirir. Rengi, tadı gibi duyusal özelliklerinden balın gerçeğini sahtesinden ayırt etmek olanaksızdır. Doğal ve saf balın anlaşılabileceği tek yöntem laboratuvar analizidir. İleri teknoloji ile donatılmış laboratuvarlarda deneyimli uzmanlarca yapılacak analizler, gerçek balın sahte baldan kuşkuya yer vermeyecek biçimde ayırt edilmesini sağlar.

Gerçek bal kristalleşebilir.

Yaygın kanının aksine, gerçek bal kristalleşebilir. Balın kristalleşme süresi balın elde edildiği çiçeğin türüne göre değişir, bazı ballar kısa sürede kristalleşirken bazı ballar çok daha uzun süre kristalleşmeden kalabilir. Balın kristalleşmesi bozulduğu anlamına gelmez. Kristalleşen bal besin değerini kaybetmediği için bu haliyle de tüketilebilir. Kristalleşen balı kristalleşme öncesindeki kıvamına getirmek benmari usulü (45°C’yi geçmeyen sıcaklıkta su dolu bir kabın içinde, suyla doğrudan temas ettirmeden) ile mümkündür.

Bir kaç güzel yazı…

http://www.aksiyon.com.tr/saglik/bal-gibi-tedavi_529932

http://www.altiparmak.com.tr/bal-nedir-/

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>